HÜZÜN KALMAZ

Salı, Nisan 11, 2017

Hüzünlü

Karanlık, ışığın verdiği yorgunluğu gidermek içindir. Işık da yorar. Hayattır, ümittir, candır, canlılıktır ama yorar gözü, çabalarken gönlü, bedeni, ruhu. Dinlenmek için karanlık gerekir. Usul usul gelir, acele acele gider.

Hüzün de karanlık gibidir. Neşe ve coşkunun verdiği yorgunluğu gidermek için gelir, birden çöker, yavaş yavaş gider. Heyecanın çarpa çarpa yorduğu gönül, tıkır tıkır atar mecalsiz. Coşkunu yükselttiği kahkahalar mırıl mırıl iniltilere dualara bırakırlar yerlerini.

Hüzün gelir. gezinir, gider. Kalmaz kimsede ebedi. Çağıran neşeli gönüller, kovalayan sevinçli günler vardır. Hayat bu dolu bir şişe serum gibi damlaya damlaya damardan süzülüyor içimize. Ne tadını alıyoruz ne tuzunu. Bir gün son damlayı gördüğümüzde anlayacağız bittiğini.

Hüzün yaşadıklarımızla değil yaşamak istediklerimizle de gelir. Yanımızdakiler kadar uzak olanlardan da gelir. Ne keder gibi delici, ne gam gibi tüketici, ne yas gibi eriticidir. Hüzün buğulu gözlerle bakıp ışıkta gök kuşağı yakalamaktır.

Giderek daha zayıf oluyor insan tahammülü. Kendine zaman ayırmak, kendini sevmek, bedenine, ruhuna özen göstererek iyi bakmak gayreti bir yanda, üstüne gelen sosyal açılımlı sanal sınırsız dünya. Sakız gibi çiğniyor zaman varlıklarımızı. Uzanıp esnetiyor. Ne kalıp, ne kemik, ne doğru, ne ölçü hepsi birlikte çiğneniyor.

Hüzün nefes alma demidir. Kendini hesaba çekip ruhuna alıcı gözle bakmaktır. Makyajından usulca temizleyip, duruluğuna yeniden kavuşturmaktır. Fazlalık ne varsa halinde tavrında vicdan aynasında onlardan bir bir sıyrılmaktır.

Hüzün balın şekerini alan kaymak, pekmezin yakıcılığını hafifleten tahin gibidir. Daha yaşanılası kılar hayat gerçeklerini. Güneş gözlüğü ile Ağustosta dolaşmak gibi gönlü yanmaktan korur.

Hüzün gencin freni, yaşlının hayata direnci, kulun Rabbine yönelişidir. Belki gücünün sınırlarını gösterdiği için belki olmazları çırılçıpak soyduğu için hırsın toprağıdır hüzün.

Hüzün kalmaz mevsim gibidir kendinden sonrakini özletir ve  özlenmeden gelmek üzere gider.

Hüzün kalmaz korkacak kadar yormaz, içimizdekinin sadece tıkırdayan bir uzuv olmadığını hatırlatıp yoluna devam eder.

Rabbim hüzünlü kalbi sever, sevdiğinin müjdelerinden.

Hayat üzerimizden geçerken hafif bulutlar gibi bazen uçuk bazen koyu gölgeleri düşer üzerimize. Hüzün gölgede kaldığımız zamanlardır, güneşi tekrar görene kadar. Kim durdurabilmiş gölge salan bulutları semada sabit, eninde sonunda dağılır gider.

Hüzün gel sinemde misafir ol gezin,
Yarın simamda bile kalmaz  bir izin

https://www.youtube.com/watch?v=hO5C2Rf2f9A

BU YAZILARI DA OKUYUN

4 yorum

  1. İnsanın bir yanı hüzne meyleder.Ama sonra çekilir gider.Yağmur gibidir hüzün.Önce ıslatır seni sonra gökkuşağına bırakır yerini.Kaleminize,yüreğinize sağlık...

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. çok teşekkürler, ne kadar ince bir ifade hayran oldum.

      Sil
  2. Nefis demli bir hüzün yazısıydı..
    Gönlümüze dokunduğumuz için teşekkür ederim.
    Ahmet Özkan eseri de çok yakıştı akşama.
    Sevgiler.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. İçinde hüzün olunca demleniyor ister istemez insan, çok teşekkürler inceliğiniz için sevgiler...

      Sil